Soru İçeriği/Özeti: İstihkak Davası nedir benzer davalardan farkları nelerdir ve bu davanın açılması için davaya konu mülkiyetin elden nasıl çıkması gerekir?

1-) İstihkak Davasının Tanımı ve Yasal Durumu

İstihkak, hak istemek; istihkak davası da, taşınır (menkul) ya da taşınmaz (gayrımenkul) üzerinden mülkiyet ya da başka bir hak iddia etmek demektir.[1] İstihkak davası, “zilyed olmayan malikin malik olmayan zilyed aleyhine açtığı davadır.”[2] İstihkak davası taşınmazlar için de açılabilir ama genelde bir taşınır davasıdır.

1a-) İstihkak Davalarının Türleri

Hukukumuzda istihkak davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda (TMK’da) ayrı ayrı düzenlenmiştir. TMK mirastan kaynaklanan ve eşya hukuku kısmında hakların iadesini sağlayan dava olmak üzere 2 ayrı istihkak davasına yer vermektedir. Burada, TMK’nın öngördüğü, eşya hukuku kapsamındaki hükümlerle sınırlı istihkak davasına ilişkin değerlendirme yapılmaktadır.

1b-) Eşya Hukukundan Doğan İstihkak Davaları

TMK’nın 683/2. maddesi, malike, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabilme imkânı verdiği gibi, malikin her türlü haksız elatmanın (müdahalenin) önlenmesini de dava edebileceğini hüküm altına almıştır.

1c-) İstihkak Davalarında Malın Elden Çıkış Biçimi

Şu halde, bu davanın açılabilmesi için, malikin elinden malın ne şekilde çıktığının önemi bulunmamakta;[3] ancak yeni zilyedin bu malı haksız, hukukun korumadığı bir şekilde elinde bulunduruyor olması gerekli ve yeterli olmaktadır. İstihkak davası mülkiyet hakkına dayanan ve bir şeyin iadesi için o şeyin maliki olmayan kişiye karşı açılır.[4] Dolayısıyla bu dava, yeni zilyede karşı, mülkiyetin kendisine geçmemiş olduğu hallerde, zilyedliğin intikalinin haksız sebebe dayandığı gerekçesiyle açılmaktadır.[5]

İstihkak davasıyla eşyanın mülkiyet hakkına, taşınır davasıyla da bir taşınırın zilyedlik hakkına dayanarak ve üstün hakka iddisasıyla,  mülkiyetin iadesi istenmektedir.[6]

2-) İstihkak Davalarının Benzer Davalardan Farkları

2a-) Taşınır Davasıyla Mukayese

1-) İstihkak davasının en çok benzediği davalardan birisi taşınır davası olmaktadır. Hatta bugünkü taşınır davası eski Türk Medeni Kanununun 902. maddesinde istihkak davası olarak adlandırılmıştı. Bir kısım eserlerde istihkak davası, taşınır davası içinde ya da birbirleriyle eş anlamlı değerlendirilmişlerdir.[7]

(1) TMK’nın yukarıda anılan 682/2. maddesi hükmünde görüleceği üzere, istihkak davasının açılabilmesi için, malın zilyedin elinden çıkış biçiminin önemi yoktur, bu malın yeni zilyedin eline geçmiş olması ve onun elinde haksız olarak bulunduruluyor olması yetmekte ve gerekmektedir. Örneğin nişanın bozulmasından sonra artık elde haksız bulunur hale gelmiş eşyalar iade edilmemişse bu dava açılabilecektir.[8]

Buna karşılık taşınır davası ise, mülkiyet üzerindeki zilyedliği ancak iradesi dışında sona erdirilen zilyediler tarafından açılabilir.[9] TMK’nın 989/1. Maddesi bunu, Taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir” diyerek (madde: 989/1). İfade etmiştir. Ama zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz” (TMK, madde: 990/1).

(2)  İstihkak davası açmak hakkı sırf mülkiyet hakkına dayanarak malike aittir. Dolayısıyla bu dava, eşyanın, mülkiyet hakkına dayanarak iade edilmesinin istendiği davadır.[10] Taşınır davasında ise dava, eski zilyedin üstün hakkından dolayı zilyedliğini tekrar sağlanması istenmekte[11] ve dolayısıyla bazı yazarlarca bu davaya, “zilyedliğe haklılık davası” da denmektedir.[12]

(3) Taşınır davalarında davacının halihazırdaki yeni zilyede karşı önceki, eski zilyed olduğunu ispatlaması gerekmektedir. Buna karşılık, istihkak davasında malikin doğrudan doğruya zilyed olması gibi bir şart aranmaz;[13] malikin o malın sahipliği esas olur.

(4) Ortada her iki dava şartlarına da uygunluğun var olması halinde istihkak davası veya taşınır davasından biri açılabilir.

Yalnız, “davacının önceki vasıtalı zilyed olduğu ve şeyin kendisine iadesini amaçladığında ancak istihkak davası açılabilir, çünkü menkul davasıyla yalnız, zilyedliğin önceki vasıtasız zilyede iadesi istenebilir”[14]

2b-) Zilyedliğin Geri Verilmesi Davası

TMK’nın 982. maddesine göre, bir malın zilyedliğini haksız olarak kaybetmiş birisi, kendisine zilyedliğin tekrar verilmesini dava yoluyla isteyebilir. Buna zilyedliğin geri verilmesi davası ya da kısaca geri verme davası denebilmektedir.

(1) Geri verme davası, zilyedin başkasına devrettiği mülkiyetin devir sebebinin geçerli olmaması halinde açılan dava olarak görülebilir. Böyle bir durumda zilyedliğin sebepsiz kazanılmasına dayanan geri verme davası açılabilir.[15] Buna bağlı olarak tanınan güvencelerden birisi, zilyedliğin sebepsiz iktisabına (kazanımına) dayanan iade talebidir.[16] İstihkak davasında ise mülkiyet hakkı iddia edilerek zilyedliğin el değiştirmesi istenir ve bunun için de yeni zilyedin zilyedliğinin haksız olması gerekli ve yeterlidir.

(2) Ziyedliğin iadesi davasında eski zilyed zilyedliği altındaki malın gaspedildiğini ispatlamak zorundadır. Eşya üzerinde gizlice son verildiği hallerde de zilyedliğin gaspı söz konsudur. Eşya geçerli olmayan, hukuksuz yöntemlerle alınırken de zilyedlik gaspedilmiş olmaktadır.[17] Bu malın kendisine ait olduğunu eski zilyed hemen ispat edemezse, bilahere istihkak davasıyla ya da üstün hak karinesin var olduğu durumlarda taşınır davasıyla hakkını arayabilir. Buna karşılık istihkak davasında zilyedin elindeki malım haksız olarak bulundurulduğunun ispatlanması gerekli ve yeterlidir. Dolayısıyla bu davada ispat kapsamına malın zilyedliğinin hukuka aykırı hale gelmiş olması gasp yöntemiyle elde edilmiş olmasını da kapsayan genişliğe sahip olmaktadır.

(3) Yukarıdaki karşılaştırmalara bakılacak olursa, tüm şartların açılacak dava şartlarına uygun olması halinde davacının, istihkak davası ya da geri verme davası açabileceği düşünülmektedir.

2c-) Zilyedliği Konu Alan Davalarda Zamanaşımı

Dikkat edilirse taşınır davası açma süresi 5 yıl olup, bu süre hak düşürücü nitelik taşımaktadır. Buna karşılık “var olan bir eşyaya ilişkin istihkak davası bir ayni hakka ( mülkiyete ) dayandığı için zamanaşımı sözkonusu olmayacaktır”[18] Bu nedenle, zilyedliğin hak konusu olduğu davalar kısa süreli oldukları için, bu süreler bittikten sonra, yalnızca istihkak davası açma hakkı kullanılabilir.[19]

Sonuç

Bu anlatılanlara göre, konuyla sınırlı bir sonuca varmak gerekirse;

Yukarıdaki şartlara uygun olmak kaydıyla istihkak davasının açılabilmesi için, malın yeni zilyedin elinde hukuksuz bir şekilde bulunuyor olması yeterli şarttır. Dolayısıyla mülkiyet hakkından doğan korunma bakımından bu dava;

1-) Bir eşyanın yeni zilyedde bulunmasının haksız olduğu ya da

2-) Bir eşyanın yeni zilyede bulunmasının sonradan haksız hale geldiği

Hallerde açılabilecektir.

Malın eski zilyeden zorla el değiştirerek yeni zilyede geçmesi, malın yeni zilyedin elinde haksız olarak bulunması bu dava açılması için gözetilecek seçeneklerden sadece yalnız birisidir. Dolayısıyla yeni zilyede malın “haksız olarak bulunması” sayılabilecek diğer hallerde de bu davanın açılması mümkün olabilecektir.

 Dipnotlar

 

[1]        Ayla Yurdakul, “Menkul ve İstihkak Davalarının MK’na Göre Tetkiki”, Ankara Barosu Dergisi, yıl 1964, sayı 4, ss: 367-374, s. 367.

[2]        Fikret Eren, Mülkiyet Hukuku, 2. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2012, s. 31.

[3]        Lale Sirmen, Eşya Hukuku, 2. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2014, s. 281.

[4]        Yurdakul, adı geçen makale, s. 367.

[5]        Kemal Oğuzman-Özer Seliçi- Saibe Oktay Özdemir, Eşya Hukuku, 16. Tıpkı Bası, Filiz Kitabevi Yayını, İstanbul 2013, s. 106.

[6]        Turhan Esener-Kudret Güven, Eşya Hukuku, Genişletilmiş %. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2012, s. 171.

[7]        Örneğin, Bilge Öztan, Medenî Hukuk’un Temel Kavramları, 35. Bası, Turhan kitabevi yayını, Ankara, 2011,  s. 704.

[8]        Bakınız: Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin (Y3.HD’nin) 10.12.2014 tarihli ve esas: 2014/7825, karar: 2014/16316 sayılı kararı.

[9]        Kemal Oğuzman-Özer Seliçi- Saibe Oktay Özdemir, Eşya Hukuku, 16. Tıpkı Bası, Filiz Kitabevi Yayını, İstanbul 2013, s. 106.

[10]       Esener-Güven, adı geçen eser, s. 90.

[11]       Esener-Güven, adı geçen eser, s. 90

[12]       Hüseyin Hatemi-Rona Serozan-Abdulkadir Arpacı,  Eşya Hukuku, İstanbul, 1991, s. 281, nakleden, Esener-Güven, adı geçen eser, s. 90.

[13]       Eren, adı geçen eser, s. 34.

[14]       Haluk Burcuoğlu, “Türk, İsviçre Ve Alman Hukuklarında Menkul Davasının Hukuki Dayanağı, Zilyedlige Bağlı Hak Karinelerinin Menkul Davasında Uygulanıp Uygulanamayacağı”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Cilt 45, Sayı 1-4, yıl: 1979-1981, ss: 493-535, s. 528.

[15]       Kemal Oğuzman ve diğerleri, adı geçen eser, s. 106.

[16]       Kemal Oğuzman-Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, cilt: 2, Gözden Geçirilmiş 10. Bası, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2013, s. 337.

[17]       Sirmen, adı geçen eser, s. 82, 98.

[18]        (Y3.HD’nin) adı geçen kararı. Ayrıca bakınız: Eren, adı geçen eser, s. 34.

[19]       Eren, adı geçen eser, s. 33.


Dikkat                                        :
1-)  Bu makalenin, yasalara uygun şekilde kaynak gösterilip atıf yapılarak kullanılması hariç,
 rızamız ve iznimiz alınmadan başka yerlerde yayımlanamayacağını ve kullanılamayacağını 
 hatırlatmak isteriz. Bu hususta Yasal Uyarı sayfasını da kontrol edebilirsiniz.

2-) Bu makaleye atıf yapılması halinde:

 “İstihkak davasında malın elden zorla çıkması şart mıdır?”, 
Hukuki Yaklaşım Sitesi, ……………. Erişim Tarihi: ../../20..

Şeklinde kaynak gösterilmesi gerekmektedir.

3-) İznimiz ve rızamız alınması kaydıyla diğer kullanımlarda da mutlaka

Kaynak: “İstihkak davasında malın elden zorla çıkması şart mıdır?”,
 Hukuki Yaklaşım Sitesi, ……………. Erişim Tarihi: ../../20..

Şeklinde kaynak gösterilmelidir.